Eurocontrol’ün 904 “Cost Recovery” kılavuzlarında, seyrüsefer hizmeti veren personelin maaş ve diğer giderlerinin Eurocontrol tarafından karşılanacağı açıkça belirtilir. Bu ödemeler yalnızca seyrüsefer hizmetlerinden doğan maliyetlerin geri ödenmesi amacını taşır.
Ne var ki, Temmuz 2022’de yapılan bir düzenleme ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) personeline Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) oranlarında havacılık tazminatı, 2025’te de performans primi verilmesi kararlaştırılmıştır. Oysa bu ödemeler Eurocontrol’e sunulabilecek “maliyet kalemi” niteliğinde değildir. Buna rağmen SHGM personeline bu ödemeler düzenli biçimde yapılmaktadır. Bu durum, Eurocontrol ve WMO No. 904 kılavuzlarında belirtildiği üzere seyrüsefer hizmeti taşımadığı için Eurocontrol tarafından karşılanması mümkün olmayan ödemelerin SHGM için yapıldığı anlamına gelmektedir.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ise özellikle havalimanlarında seyrüsefere doğrudan hizmet vererek Eurocontrol tarafından maliyeti %100 karşılanan birimde hizmet sağlamasına rağmen, havacılık tazminatı ve performans priminden eşdeğer kurumlar düzeyinde yararlandırılmamaktadır. MGM personeli, SHGM’ye kıyasla otuzda bir oranında havacılık tazminatı almakta; performans priminden ise tamamen muaf tutularak toplamda elli kata varan ek ödeme farkına mahkûm edilmektedir.
Burada SHGM’nin düşük maaş alması gibi bir talep söz konusu değildir; aksine, ülkemizin kendi kaynaklarından karşılanması gerekse dahi “eşit işe eşit ücret” ilkesinin sağlanması gerekmektedir. Sorun, Eurocontrol tarafından karşılanacak havacılık tazminatı ve performans priminin dengi kurumlara kıyasla meteoroloji personeline ellide bir seviyesinde verilmesi ve buna karşın seyrüsefer kapsamı dışında kalan SHGM’nin çok daha yüksek ek ödemeler almasıdır.
Bu durum hem “eşit işe eşit ücret” ilkesine ciddi zarar vermekte hem de yurt dışından gelen gelirlerle karşılanabilecek meteoroloji personeli haklarının ödenmemesi nedeniyle büyük bir çelişki yaratmaktadır. Aslında buradaki yanlışlık, seyrüsefer hizmeti kapsamında olmamasına rağmen DHMİ’ye göre haksızlık yaşayan SHGM’nin sorunu düzeltilirken, seyrüsefer kapsamında olan MGM’nin bu süreçte unutulmuş olmasıdır. Buradaki çelişki yalnızca mali açıdan değil, adalet ve hakkaniyet bakımından da kritik önem taşımaktadır.
Tam da bu nedenle, bir meteoroloji çalışanı yaşanan haksızlığa çözüm aramak amacıyla, havacılık tazminatı uygulamasındaki adaletsizliklerin anayasaya aykırı düzenlemeler nedeniyle iptali ve hakkaniyetli biçimde yeniden ele alınması için idare mahkemesinde dava açmıştır. Dava hâlen yargıda olup, 2026’ya girerken 2. yılını da geride bırakacaktır.
Bu dava yalnızca bireysel bir hak arayışı değil; Eurocontrol maliyet geri kazanım ilkelerinin Türkiye’de de eşit biçimde uygulanması için simgesel bir mücadeledir. Sonucu, başta meteoroloji çalışanları olmak üzere tüm havacılık sektörü çalışanlarını doğrudan ilgilendirmektedir.
Mahkemenin Eurocontrol ve WMO 904 ilkeleriyle uyumlu bir karar vermesi, yalnızca maddi hakların iadesi değil; aynı zamanda meteoroloji çalışanlarının onurunu zedeleyen sorunların büyük ölçüde çözüme kavuşacağı anlamına gelmektedir. Sonucu ise meteoroloji camiasıyla birlikte adalete olan güveni önemseyen tüm ülke vatandaşları tarafından merakla beklenmektedir.
Bu metin, kamuya açık bilgiler ve uluslararası standartlar temel alınarak hazırlanmış bir farkındalık yazısıdır; herhangi bir yargı sürecinin sonucuna dair kesinlik iddiası taşımaz.

























