TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nun Mart 2025 tarihli toplantısında kabul edilen ve “Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” kapsamında yer alan 14. madde, havacılık camiasında önemli bir adım olarak görüldü.
Söz konusu maddeyle Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) personeline performansa dayalı prim ödemesi getirildi. Komisyon gerekçesinde bu düzenlemenin amacı oldukça açık ifade edilmiş:
“Havalimanı işletme ve hava seyrüsefer hizmetlerinin yüksek düzeyde bilgi ve teknoloji gerektirdiği, bu hizmetlerin ulusal ve uluslararası standartlarda yürütüldüğü, personel maliyetlerinin büyük bölümünün EUROCONTROL tarafından karşılandığı; düzenleme ile Eurocontrol’den daha fazla ödeme alınarak ülkeye döviz girişinin sağlanması, millî maliyet tabanının artırılması, devlet tarafından karşılanan personel maliyetinin azaltılması ve personel memnuniyetinin yükseltilmesinin amaçlandığı….”
Kuşkusuz, bu ifadeler doğru ve yerinde gerekçeler. Ancak burada gözden kaçırılan çok kritik bir gerçek var:
Aynı hizmet zinciri içinde, aynı uluslararası dokümanlara göre, aynı nitelikte havacılık hizmeti sunan Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) personeli bu düzenlemenin tamamen dışında bırakıldı.
Aynı Hizmet, Farklı Muamele
Oysa ki EUROCONTROL, ICAO ve WMO tarafından yayımlanan dokümanlarda meteorolojik hizmetler, hava seyrüsefer zincirinin “ayrılmaz bir bileşeni” olarak tanımlanır.
- WMO-No. 904 Cost Recovery for Aeronautical Meteorological Services,
- ICAO Doc 9161 Economics of Air Navigation Services Manual,
- Eurocontrol Principles for Establishing the Cost-Base for Terminal and En-Route Charges
gibi temel belgelerde, meteorolojik hizmetler hem terminal (havaalanı) hem de en-route (yol boyu) hizmetlerin zorunlu parçası olarak açıkça belirtilmiştir.
Yani bugün bir uçuşun güvenli şekilde kalkışı, rotası boyunca güvenli seyri ve inişi için hava trafik kontrolü ne kadar gerekliyse, meteorolojik bilgi ve tahminler de o kadar gereklidir.
Buna rağmen, aynı uluslararası çerçevede çalışan, aynı Eurocontrol sistemine veri sağlayan, aynı 7/24 vardiyalı hizmet düzenine tabi olan MGM personeli; ne performans primi düzenlemesinden faydalanabiliyor ne de diğer kurumlarla eşdeğer oranda havacılık tazminatı alabiliyor.
Eurocontrol Gelirlerinde Eksik Halkayı Kim Tamamlayacak?
DHMİ ve SHGM için yapılan düzenleme gerekçesinde, Eurocontrol’den daha fazla ödeme alınacağı, döviz girdisinin artacağı, millî maliyet tabanının yükseleceği belirtiliyor.
Peki aynı mantık MGM için geçerli değil mi?
MGM de Eurocontrol kapsamında hava seyrüsefer hizmeti veren bir kurumdur. Hava tahminlerinden pist görüş mesafelerine, rüzgâr ölçümlerinden şimşek tespit sistemlerine kadar her meteorolojik veri, uçuş güvenliğinin doğrudan parçasıdır.
Dolayısıyla MGM’nin sunduğu bu hizmetlerin maliyetleri, Eurocontrol tarafından karşılanabilecek “eligible cost” kalemleridir.
Ancak mevcut durumda MGM’nin personel maliyetleri, DHMİ’de ve SHGM’de olduğu gibi Eurocontrol’e bildirilen “cost-base” hesaplamalarında olması gerektiği ölçüde temsil edilmemektedir.
Bu da yalnızca personel açısından değil, ülke ekonomisi açısından da kayıp anlamına gelir.
Bir yandan “ülkeye döviz girdisi sağlamak” gerekçesiyle DHMİ ve SHGM personeline prim verilirken, diğer yandan aynı sistemin bir parçası olan MGM personellerinin göz ardı edilmesi, hem ülke ekonomisi açısından hem de personellerin yaşadığı maaş dengesizlikleri açısından vicdani olarak izahı güç bir çelişkidir.
Havacılıkta Ekip Ruhu Sağlanacaksa Mevzuatta Ayrım Olmamalı
Hava seyrüsefer, bir zincir gibidir: Kuledeki kontrolör, apron görevlisi, pilot, meteorolog… Her biri zincirin bir halkasıdır. Bu halkalardan biri eksik kaldığında sistem bütünüyle aksar.
DHMİ’nin kuledeki kontrolörü hava trafiğini yönetirken, MGM’nin meteoroloji mühendisi pistteki görüş mesafesini, rüzgâr kesmesini ya da konvektif fırtına riskini anbean rapor eder.
Aynı riski paylaşır, aynı sorumluluğu taşır, aynı uluslararası standartlara göre çalışır.
Ancak maaş bordrolarına gelindiğinde tablo ne yazık ki bambaşka!
Bir tarafta performans primiyle desteklenen, tazminatları yüksek tutulan kurumlar;
diğer tarafta aynı emeği veren ama aynı karşılığı göremeyen meteoroloji çalışanları.
Bu durum yalnızca bir ücret adaletsizliği değil; aynı zamanda kurumsal bütünlüğü ve çalışan motivasyonunu da zedeleyen yapısal bir sorundur.
Bir Düzeltme, Üç Kazanç
MGM’nin de tıpkı DHMİ ve SHGM gibi bu sürece dahil edilmesi, aslında üç yönlü bir kazanım sağlar:
- Ekonomik Kazanç: Eurocontrol maliyet tabanına MGM hizmetleri tam olarak yansıtıldığında, ülke Eurocontrol’den daha yüksek pay elde eder.
- Kurumsal Kazanç: Aynı hizmet bütünlüğünde görev yapan personelin eşit şekilde değerlendirilmesi motivasyonu artırır, hizmet kalitesini yükseltir.
- Toplumsal Kazanç: Kamu hizmetinde adalet duygusunun güçlenmesi, liyakate dayalı sistemin sürdürülebilirliğini sağlar.
Aynı Semaya Verilen Hizmet, Karşılık Olarak da Aynı Değerde Olmalı
Bugün gökyüzünde seyreden her uçuşun ardında, görünmeyen ama hayati bir emek var: Bu meteoroloji personelinin emeğidir.
Meteoroloji çalışanları, anbean atmosferi takip eder, her operasyonda solunan bir hava kadar uçuşun içindedir. Ayağımızın bastığı yüzeyinin üstünde kalan her şeyden onlar sorumludur.
Durum böyleyken;
DHMİ ve SHGM personeline verilen performans primi elbette doğru bir adımdır ancak bu adım eksik atılmıştır.
Çünkü aynı gökyüzü altında, aynı riski paylaşan Meteoroloji personelinin bu sistemin dışında kalması, ne Eurocontrol mantığıyla, ne kamu yararıyla, ne de vicdanla bağdaştırılabilir.
Kurumsal ve ekonomik adaleti sağlayarak, MGM’nin bu zincirdeki yerini teslim edecek düzenlemeler artık ertelenmemelidir.
“Bu yazı, flightmet.com editör ekibi tarafından havacılık hizmetlerindeki eşitlik ilkesine dikkat çekmek amacıyla kaleme alınmıştır.”


























Çok teşekkürler derdimizi dile getirmişsiniz.