ÖZET / SPOT :
Sivil havacılık seyrüsefer zincirinin 5 ana bileşeninden biri olan MET (Meteoroloji) hizmeti, uçuş emniyetinin merkezinde yer almasına rağmen ciddi bir hak kaybıyla karşı karşıya. Aynı operasyonel zincirde görev yapan DHMİ ve SHGM personeline tanınan havacılık tazminatı ve performans primi haklarından mahrum bırakılan MET personeli, sırf farklı bir kurum (MGM) çatısı altında bulunması gerekçe gösterilerek 3 katı bulan bir gelir uçurumuna itilmiştir. İşte mevzuat çelişkileri, teknik gerçekler ve rakamlarla MET personelinin yaşadığı mağduriyetin tüm detayları…
MET Nedir?
Hava seyrüsefer zincirinin beş ana bileşeninden biri olan MET hizmeti, Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) bünyesinde çeşitli birimler tarafından yürütülmekte olup, özellikle DHMİ sınırları içerisinde (“havalimanlarında”) görev yapan meteoroloji meydan personeli, faaliyetlerini tamamen sivil havacılık hizmetlerine yönelik olarak icra etmektedir.
Buna karşılık diğer ana hava seyrüsefer bileşenlerinden olan AIS (Havacılık Bilgi Hizmetleri), CNS (Haberleşme, Seyrüsefer ve Gözetim Sistemleri) ve ATM (Hava Trafik Yönetimi) hizmetleri DHMİ bünyesinde yürütülmekte, SAR (Arama ve Kurtarma Hizmetleri) ise ulusal düzeyde koordine edilen ve çeşitli kurumların katkısıyla yerine getirilen hava seyrüsefer destek hizmetlerinden biridir.
Bu durum, hava seyrüsefer hizmetlerinin temel unsurları arasında yer alan MET hizmetinin, diğer ana bileşenlerden farklı olarak DHMİ yerine MGM bünyesinde yürütülen tek hizmet alanı olduğunu göstermektedir.

Mağduriyet Nerede
Sivil havacılık hizmetleri, yüksek düzeyde dikkat, uzmanlık ve sorumluluk gerektiren kritik faaliyetlerden oluşmaktadır. Bu nedenle hava trafik kontrolü, havacılık bilgi hizmetleri (AIS), haberleşme, seyrüsefer ve gözetim hizmetleri (CNS) gibi hava seyrüsefer sisteminin temel unsurlarında görev yapan personele, yürüttükleri hizmetin önemi ve niteliği dikkate alınarak çeşitli ek mali haklar sağlanmaktadır.
Ancak hava seyrüsefer zincirinin beş temel bileşeninden biri olan MET hizmetinde görev yapan ve özellikle havalimanlarında, faaliyetleri tamamen sivil havacılık hizmetlerine yönelik olan meteoroloji meydan personeli, aynı sistemin ayrılmaz bir parçası olmalarına rağmen bu haklardan eşit düzeyde yararlanamamaktadır.
MET personelinin dile getirdiği mağduriyetin temelinde de bu durum yatmaktadır. İtiraz edilen husus, diğer hava seyrüsefer birimlerine sağlanan mali hakların; aynı operasyonel zincirin bir parçası olan, uçuş emniyetine doğrudan katkı sunan meteoroloji personelinin yalnızca farklı bir kurum bünyesinde görev yapması nedeniyle yani tanınan bu mali hakların sadece belirli kurumlar düzeyinde sınırlı kalmasıdır.
Bu farklılığın boyutu, havacılık tazminatlarına ilişkin oranlar incelendiğinde daha açık şekilde ortaya çıkmaktadır.
Şöyle ki havacılık tazminatı uygulamasında personel; maliyetleri tamamen karşılananlar, kısmen karşılananlar ve karşılanmayanlar olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır. Aynı hava seyrüsefer sistemine hizmet vermelerine rağmen, DHMİ personeli için belirlenen tazminat oranları %900’lere kadar ulaşabilirken, MGM’de MET personeli için bu oran %30 seviyesinde kalmaktadır. Başka bir ifadeyle, MET personeline ödenen havacılık tazminatı, aynı sistem içerisindeki emsal personelin aldığı tazminatın yaklaşık otuzda biri düzeyindedir.
SHGM’ye Düzenleme Var, MGM’ye Yok
Tazminat ve ek ödeme mevzuatları incelendiğinde; yapılan her yeni düzenlemenin Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) personelini ısrarla kapsam dışı bıraktığı ve mağduriyeti derinleştirdiği görülmektedir.
Nitekim 2022 yılında 7417 sayılı Kanun’un 48’inci maddesiyle yapılan düzenlemeyle, MGM ile aynı oranlarda tazminat alıyorken, seyrüseferin doğrudan bir operasyonel birimi olmayıp denetleyici rol üstlenen SHGM personelinin tazminatı da DHMİ seviyesine yükseltilmiş; ancak sistemin ana bileşeni olan MET personeli yine unutulmuştur.
Üstelik 2025 yılı itibarıyla ilgili mevzuatla yürürlüğe giren ve havacılık tazminatının yanında adeta ikinci bir tazminat niteliğinde olan çok kıymetli yeni bir ödeme kalemi olarak “Performans Primi” uygulaması da getirilmiştir. Bu yeni ödeme kaleminde de MGM personelinin kapsam dışı bırakılmasıyla, MET personelinin emsallerine göre aldığı ek ödeme farkı 50’de 1 gibi kabul edilemez seviyelere gerilemiştir.
Buradaki temel çelişki ve adaletsizlikler:
- Hizmetin Niteliği ve Teknik Derinliği Görmezden Geliniyor: Uçuş operasyonlarının her aşaması (kalkış, tırmanış, seyrüsefer, alçalma ve iniş), MET personelinin 7/24 esasıyla ve yüksek teknik hassasiyetle ürettiği meteorolojik veri ve raporlar zinciriyle yürütülmektedir. Bu rapordan (METAR, TAF, SPECI, SIGMET, AIRMET, GAM…) bir tanesinin bile eksikliği uçuş emniyetini doğrudan riske atar:Uçakların kalkışından inişine, pas geçme kararlarından rotadaki tehlikelerden kaçınmaya kadar tüm seyrüsefer zincirine hayati veri sağlayan bu teknik hizmetin sahipleri, konu mali haklar ve primler olduğunda tamamen yok sayılmaktadır.
- “Performans” Kriteri Mantıksızlığı: Doğrudan uçuş emniyetine katkı sağlayan ve trafiğin emniyetli akışında birinci derecede sorumluluk üstlenen meteoroloji personeli (MET) bu primden %0 pay almaktadır. Buna karşın, ne hava trafiğinin artmasında ya da azalmasında doğrudan operasyonel bir etkisi ne de anlık kararlar noktasında uçuş riski bulunmayan SHGM çalışanları ile DHMİ bünyesindeki destek, idari ve saha personeli bu performansa dayalı primden ve havacılık tazminatından oldukça yüksek oranlarda yararlandırılmaktadır. Uçuş operasyonunun kalbindeki personelin sıfır prim alıp operasyonel yük taşımayan birimlerin bu imkândan faydalanması büyük bir mantık çelişkisidir.
Özetle sorun; havalimanlarında tamamen sivil havacılığa yönelik 7/24 hizmet veren meteoroloji personelinin, sadece farklı bir kurum (MGM) çatısı altında bulunması gerekçe gösterilerek sistemli bir şekilde ayrımcılığa uğratılması ve emeğinin görmezden gelinmesidir.

Gelir Uçurumu Ay Sonundaki Bordroda Somutlaşıyor
Mevzuattaki bu ayrımcılık ve adaletsizlik, personelin ay sonunda aldığı net gelire bakıldığında gözler önüne serilmektedir:
- MGM’de Tablo: Meteoroloji Genel Müdürlüğü çatısı altında görev yapan meteoroloji personelinin aylık ortalama toplam geliri —havacılık tazminatı dâhil— 100 bin TL civarında (biraz altı veya biraz üstü) kalmaktadır.
- Emsal Seyrüsefer Personelinde Tablo: Buna karşılık, aynı seyrüsefer zincirinde tamamen karşılanan grupta yer alan DHMİ ve SHGM personelinin aylık toplam geliri, havacılık tazminatının yanı sıra performans primi sayesinde 300 bin TL’leri aşmaktadır. Bu da aynı iş kolunda yaklaşık 3 katı bulan devasa bir gelir farkı yaratmaktadır.
- Dolaylı ve İkincil Birimlerle Oluşan Uçurum: DHMİ ve SHGM bünyesindeki maliyet grupları (tamamen, kısmen ve karşılanmayan) ayrıştırıldığında; seyrüsefer ve uçuş emniyetiyle doğrudan veya anlık bir teması bulunmayan ikincil/destek birimlerdeki personel dahi toplamda 150 bin TL, 200 bin TL ve 250 bin TL’ye varan aylık gelirler elde etmektedir. Seyrüseferin doğrudan operasyonel yükünü taşıyan MET personelinin bu idari/destek birimlerin dahi çok çok gerisinde bırakılması, sorunun boyutunu netleştirmektedir.
Sorun Hizmette Değil, Kurum Çatısında
MET personeli aynı operasyonel hizmeti DHMİ veya SHGM çatısı altında sunuyor olsaydı; uluslararası sivil havacılık maliyet geri kazanım esasları (Eurocontrol üst seyrüsefer ve terminal seyrüsefer maliyet mekanizmaları) uyarınca, sunduğu hizmet tamamen sivil havacılığa yönelik olduğu için maliyetleri tamamen karşılanan 1. Grup kategorisinde değerlendirilecek ve bu haklardan eksiksiz yararlanacaktı.
Buna rağmen; hava seyrüsefer zincirinin asli unsuru olan MET personelinin sırf MGM çatısı altında bulunması gerekçe gösterilerek kapsama alınmaması, emsalsiz bir gelir kaybına yol açmakta ve aynı operasyonel zincir içerisinde izahı mümkün olmayan büyük bir ayrım yaratmaktadır.

























